try another color:
try another fontsize: 60% 70% 80% 90%
Bilim Köşesi
Bilim ve Teknik

Güneş'in Dünya'ya Etkileri

warning: call_user_func_array() expects parameter 1 to be a valid callback, function 'privatemsg_menu_access' not found or invalid function name in /home/beyan/domains/beyan.org/public_html/bilim/includes/menu.inc on line 454.

Güneşimiz henüz gençken Dünya’ya etmediğini bırakmamış. Bugünkünden daha güçlü rüzgarları ve şiddetli morötesi ve X ışınlarıyla saldırırken Dünya’yı yokolmaktan kurtaran şeyse manyetik kalkanımızdı. Bugün hem Güneş daha ‘yaşlı’ hem de manyetik kalkanımız o günlere kıyasla iki kat daha güçlü.

Yıldızımız bugün gezegenimizi doğru bir sıcaklık aralığında ısıtıyor, aydınlatıyor, yaşamın gereksinim duyduğu enerjiyi sağlıyor. Ya başlangıçta? Benzerleri gibi daha soluk olmasına karşın, çok daha güçlü rüzgarı ve şiddetli morötesi ve X ışınlarıyla çevresindeki gezegenleri kasıp kavururken? Anlaşılıyor ki yaşamı, daha ilk canlı hücre ortaya çıkmadan oluşan ve günümüzdeki kadar güçlü olmasa da Dünya’yı öldürücü ışınlara ve güçlü rüzgara karşı koruyan manyetik kalkanımıza borçluyuz.

Rochester Üniversitesi’nden (ABD) yerbilimci John Tarduno yönetimindeki bir uluslararası ekip, bu manyetik alanın ne zaman oluştuğunu ve gücünü belirlemek için Güney Afrika’daki en yaşlı kayaların bazılarındaki imzalarını incelemişler. Sonuç, Dünya’nın günümüzden 3,45 milyar yıl önce Güneş’in rüzgarına direnç gösterebilecek bir manyetik kalkana sahip olduğunu ortaya koymuş. Ancak, bu ilkel manyetik alanın gücü, günümüzdekinin yaklaşık yarısı. Erimi de 5 Dünya yarıçapı. Yani o da bugünkünün yarısı kadar.

Bu görece zayıf kalkan bile, 3,5 milyar yıl önce Güneş’in bugünkünden çok güçlü olan rüzgarının Dünya’nın ilk canlı hücrelerine zarar vermesini önleyebilmiş. Ama bu kalkanı delerek Dünya atmosferine erişebilen ve bugünkünün üç katı miktarda olan parçacıklar, atmosferdeki hidrojeni neredeyse tümüyle uzaya sürüklemiş. Hidrojen aynı zamanda suyun önemli bileşeni olduğu için, su buharı da büyük ölçüde yitirilmiş. Dolayısıyla dünyamız ilk dönemlerinden çok daha az suyla kalmış. Yine de “kalkan o zamanlar iyi ki zayıfmış” dedirten bir etkiyse, hidrojenin kaybolmasıyla atmosferin redüktif olmaktan çıkıp yüksek derecede oksitleyici bir nitelik kazanarak yaşamın filizlenmesine izin vermesi.

Güneş rüzgarının eski gücü ve kalkanın zayıflığının “kozmetik” etkisiyse kuzey ışıkları (aurora borealis) dediğimiz elektrik yüklü parçacıkların manyetik alan kutuplarında ışıması olgusunun 3,5 milyar yıl önce çok daha görkemli olması. Araştırmacılara göre aynı koşullar bugün olsa bu muhteşem görsel şölen Istanbul’dan bile izlenebilirdi.

Yorumlar

Yeni yorum gönder

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Son yorumlar